Denizcilikte Güvenlik Artık Sadece Teknik Değil
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) en üst teknik organlarından biri olan Deniz Emniyeti Komitesi (MSC), 108’inci oturumunda aldığı MSC.560(108) sayılı Karar ile STCW Kodunda (Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirme ve Vardiya Tutma Sözleşmesi) önemli değişikliklere gitti.
Bu karar ile birlikte, denizcilik sektöründe güvenlik kavramı yalnızca teknik yeterlilikler ile sınırlı olmaktan çıkarılarak, insan odaklı ve sosyal güvenlik boyutunu da kapsayacak şekilde yeniden tanımlandı.
Şiddet ve Tacizle Mücadele Eğitimleri Zorunlu Hale Geldi
MSC.560(108) sayılı Karar kapsamında, STCW Kodunun A-VI/1 (Kişisel Emniyet ve Sosyal Sorumluluk – PSSR) bölümünde yapılan değişiklikle;
-
Cinsel taciz
-
Zorbalık
-
Psikolojik baskı
-
Cinsel saldırı
gibi davranışların önlenmesi, tanınması ve müdahale edilmesi konuları artık zorunlu eğitim başlıkları arasına girdi.
Bu düzenleme ile gemiadamlarının, sadece teknik görevlerini değil; aynı zamanda güvenli, saygılı ve profesyonel bir çalışma ortamının sürdürülmesini de öğrenmeleri hedefleniyor.
Denizcilikte Kültürel Dönüşüm Hedefleniyor
IMO’nun bu kararı, son yıllarda küresel ölçekte denizcilik sektöründe gündeme gelen çalışma koşulları, psikolojik güvenlik ve insan hakları tartışmalarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre MSC.560(108), denizcilikte:
-
Mürettebat refahının artırılması
-
Gemilerde güvenli çalışma kültürünün güçlendirilmesi
-
Deniz kazalarının dolaylı nedenlerinin azaltılması
açısından stratejik bir eşik niteliği taşıyor.
1 Ocak 2026’da Yürürlüğe Girdi
Karar kapsamında yapılan değişiklikler, IMO üyesi ülkelerin onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi.
Bu tarihten sonra:
-
Denizcilik eğitim kurumları
-
Sertifikasyon merkezleri
-
Gemi işletmecileri
eğitim programlarını ve iç prosedürlerini MSC.560(108) hükümlerine uygun hale getirmekle yükümlü olacak.
Türkiye’yi de Yakından İlgilendiriyor
Türkiye’nin taraf olduğu STCW Sözleşmesi kapsamında, MSC.560(108) sayılı Karar, Türk denizcilik eğitim sistemi ve gemiadamı sertifikasyon süreçleri açısından da bağlayıcı nitelik taşıyor.
Bu kapsamda denizcilik okulları ve kurs merkezlerinde müfredat güncellemeleri bekleniyor.
